Anasayfa'ya gitmek için tıklayınız.

 

 

                                                                      

İletişim
Konuk Defteri
Sık Kullanılanlara Ekle
Giriş Sayfam Yap!

ATATÜRK KÖŞESİ

Sendikalı Olmak
Tarihçemiz
Atasen Marşı
Temel İlkelerimiz
Tüzüğümüz
Genel Merkez
Temsilciliklerimiz

BELGELİK

PROJELERİMİZ

HUKUK DANIŞMANLIĞI

BAĞIŞ

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


YAZARLARIMIZ >> Prof. Dr. Anıl ÇEÇEN
 

 

 

 

Kamusal Eğitim Kurumları Güçlendirilmelidir

         

          Özelleştirmeler yoluyla eğitim kurumlarının özel sektöre devredilmesinin yanı sıra bir de Bakanlığın öncülüğünde ya da kamu kurumlarının yol göstericiliğinde yeni yeni eğitim şirketlerinin siyasal iktidarlara yakın kadrolara kurdurularak bunlar aracılığıyla eğitim alanının ticarileştirilmesine çalışıldığı da görülmüştür. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı'ndaki yandaşlara ya da üst düzey yöneticilerin akrabalarına yeni şirketler kurdurularak eğitim işlerinin bu yeni yetme şirketler aracılığıyla götürülmeye çalışıldığı göze çarpmıştır. Hem ihalelere girme hakkı sadece iktidara yakın olanlara tanınmış hem de yöneticilerin yakınlarına önceden bilgiler verilerek işlerin onlarca alınması nüfuz suiistimali yapılarak gerçekleştirilmiştir. Böylece evlere şenlik ihaleler yapılırken iktidar partisine yakın kesimlerin zenginleşmeleri sağlanmıştır. İşbaşına gelen iktidarların böylesine kötü uygulamalardan kendilerini kurtaramamaları nedeniyle küreselleşmeci güçlerin eğitimi özelleştirme programları beklendiği gibi hızlı gerçekleşememiş ve bu yüzden de eğitim dünyası tam anlamıyla bir kargaşanın içine sürüklenmiştir.

          Küresel emperyalizmin istediği gibi hızlı bir biçimde eğitim hizmetleri özel sektörün eline devredilemeyince eğitim alanında hem devlet hem de özel sektör kuruluşları birlikte çalışmak durumunda kalmışlardır. Arada normal koşullarda bir rekabet olması gerekirken özel sektör kuruluşları patronların sağladığı desteklerle öne geçerek devletin olanaklarından kamu kurumlarından daha çok yararlanır düzeye gelebilmişlerdir. Rekabet için yeni yatırımlar yapması gereken özel sektör eğitim kuruluşları, kamu kurumlarının dökülmeleri nedeniyle kendiliğinden öne geçer bir duruma gelmiştir. Sermaye çevreleri başarıyla uyguladıkları kulis çalışmalarıyla da devletin olanaklarından en üst düzeyde yararlanmaktadırlar. Siyasi iktidarlar bu durumların örgütlenmesine kendi paylarını da alarak aracı olmuşlardır ve halk kitlelerinin kamuoyuna yansıyan tepkileri yeterince sonuç yaratamamıştır.

 

Prof. Dr. ANIL ÇEÇEN

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı

 

 

My Great Web page

Facebookta Paylaş

Tweetle